Arbetarmakt - Svensk sektion av Förbundet för Femte Internationalen
Deutsch English Español Français Suomi Türkçe     



Arbetarmakts nyhetsbrev
Nyhetsbrevet är vċr utċtriktade publikation och kommer ut tvċ till tre gċnger i mċnaden. Detta trycker vi ut och säljer, men du kan ocksċ prenumerera pċ det kostnadsfritt via e-post.

Senaste numret
Nummer 272, 080421
I utskrivbart PDF-format (kräver Adobe Acrobat)
Vċrdförbundet i kamp: "Lyssna nu eller ta konsekvenserna!"
Tibets historia och dagsläge
Innebörden av fenomenet Obama
Arbetarna kan tvinga bort Mugabe
Bakgrunden till den nuvarande krisen i världsekonomin
Sexistisk rättspraxis och kravet pċ samtyckeslagstiftning
Inbjudan: Heldag med REVOLUTION i Stockholm
Till sist...

Prenumeration
Pċbörja eller avsluta prenum- eration genom att skriva in din e-postadress i formuläret nedan.
 


Arkiv
Läs gamla nummer av nyhetsbrevet.


IRAK’I SAVUNALIM, EMPERYALIZMI YIKALIM!



Trotskist Fraksiyon (Arjantin, Meksika, Brezilya, Sili ve Bolivya)

Devrimci Komünist Enternasyonal Için Birlik (Almanya, Avustralya, Avusturya, Ingiltere, Çek Cumhuriyeti, Isveç, Ukrayna)

Komünistler Birligi’nin (Hindistan) ortak çagrisi:

Uluslararasi devrimci solun örgüt ve bireylerini, asagidaki çagriyi imzalamaya ve önümüzdeki dönemde burada dile getirilen taktik ve sloganlar yönünde birlikte mücadele etmeye çagiriyoruz.

Irak’a karsi savas bir petrol savasi olacaktir; ülkenin dogal kaynaklarinin Exxon ve BP gibi büyük Amerikan ve Ingiliz sirketlerinden olusan bir konsorsiyum tarafindan yagmalanmasina yönelik bir savas olacaktir. Bu savas ayni zamanda ABD’nin tüm dünyada egemenligini kurmasi dogrultusunda atilmis yeni bir adimdir.

Önce Afganistan yogun bir sekilde bombalandi ve ülke fiilen yeniden sömürgelestirildi. Simdi saldiriya ugrama sirasi Irak’tadir. Fakat bu kez ,Irak’in, 250 000 Amerikan ve Ingiliz askeri tarafindan karadan isgali söz konusudur. Bagdat’ta – kukla bir Irak hükümetiyle birlikte ya da böyle bir hükümet olmaksizin – bir Amerikan generali hüküm sürecektir. George Bush tasarisini gerçeklestirebilirse, bu sömürge yönetimi on yildan da uzun sürebilir. Bush’un planlari engellenmelidir!

Beyaz Saray’in yeni bir savunma stratejisi var. Bu stratejiye göre, ABD’nin herhangi bir egemen devlete karsi önleyici askeri saldirilar düzenleme “hakki” var. Bush, ABD’nin ve büyük sirketlerin güvenligi ve hayati ekonomik çikarlari tehdit edilirse, zor kullanarak “rejim degisikligi” yapmaya haklari oldugunu iddia ediyor.

Irak’in zengin petrol kaynaklari, Ortadogu devletlerinin zaten biçimden ibaret olan zayif “bagimsizlik”larini bütünüyle ortadan kaldirmak için kullanilacaktir. Bush ve Ariel Saron, Filistin sorununa, Filistinlilere kendi kaderlerini tayin etme hakki konusunda en küçük bir umut bile birakmayan nihai bir çözüm pesindedirler.

Öte yandan, her yil milyarlarca Amerikan dolariyla beslenen yayilmaci yerlesimciler ve silah teknolojisinin bugünkü gelisme düzeyi, Israil’in, Filistin kentlerini kanli bir sekilde isgalinin önünü açiyor. Filistinliler terorist olarak damgalaniyor ve Irak gibi onlara da liderlerini degistirmeleri, yoksa agir sonuçlara katlanacaklari söyleniyor!

Asil “terorist devletler”, tepeden tirnaga kitlesel yok etme silahlariyla donanmis olan Israil devletiyle onun Atlas Okyanusu ötesindeki efendisidir. Irak’in bu devletler için bir tehdit olusturdugu iddiasi gülünçtür!

Avrupa Birligi’nin önde gelen devletleriyle Rusya ve Çin, uluslararasi hukukun savunucusu görünümüne bürünerek, Irak’a yönelik bir saldiri konusundaki kuskularini dile getiriyorlar. ABD’nin tek yanli ve önleyici askeri saldirilarini sinirlamak için Birlesmis Milletler Güvenlik Konseyinde diplomatik saklambaç oynuyorlar.

Aslinda amaçlari, hiç de açikladiklari gibi özverili bir baris ve halklar arasinda karsilikli anlayis arayisi degildir. Söz konusu olan yalnizca dogrudan çikarlaridir. Fransa ve Rusya, aslinda Irak’taki yatirimlarini ve petrol imtiyazlarini savunuyor. Almanya Amerikan egemenligini sinirlamaya çalisiyor, çünkü bölgede kendi nüfuzunu uygulayacak, Amerika’ya rakip, emperyalist bir süper güç olusturmak hevesindedir.

Rusya ve Çin ise, Çeçenler, Uygurlar, Tibetliler gibi ulusal azinliklar üzerindeki baskilarini disaridan müdahale olmadan sürdürmek istiyorlar. Bu nedenle Güvenlik Konseyi’ndeki veto haklarinin önemini vurguluyorlar. Irak savasina riza göstermenin fiyatini uygun buldular mi, artik Bush’a engel olmayacaklardir. Onlarin kaygisi Irak’in ya da baska bir ülkenin bagimsizligini savunmak degildir. Birlesmis Milletler Güvenlik Konseyi, tam anlamiyla bir kurtlar sofrasidir. Bütün didisme, avin nasil bölüsülecegi üzerinedir.

Ama kurtlar da birbirini parçalayabilir. Bugün Amerikan’nin dünya egemenligine meydan okumak zor olsa da, emperyalizm, emperyalist güçler arasinda vahsi bir rekabet düzeni olmaya devam etmektedir. Hiçbir emperyalist güç ABD’yle askeri bir boy ölçüsmeyi bugün için göze alamiyor. Fakat, ABD’nin saldirganligi onlari ister istemez güçlerini toparlayip örgütlenmek zorunda birakacaktir. Bu yüzden, uluslararasi hukuk ve “barisçi çözümler” üstüne söyledikleri sözler yalandir.

Birlesmis Milletler çerçevesinde bir çözüm savunanlar, isçi sinifina ve bu savasa karsi çikan güçlere tuzak hazirliyorlar. Tehdit ve rüsvetle Birlesmis Milletler’den savas karari çikartildigi anda bu “barisseverler”, “uluslararasi toplulugun” kararini ister istemez kabul edeceklerdir. Birlesmis Milletler onaylasin onaylamasin, biz bu emperyalist savasa karsi çikmaliyiz!

Bush ve Blair, “Teröre Karsi Savas”in ABD’nin ulusal güvenligi ve savunmasi açisindan haklilik tasidigini öne sürüyorlar. Bu yalan, hergün zenginlerin basin yayin organlarinda binlerce kez yineleniyor. ABD ve Ingiltere’nin egemen siniflari, bu yalanlarla isçi sinifini aldatmaya ve emperyalist saldirganliga kitle destegi saglamaya çalisiyor.

Bugün “antikapitalist” eylemcilerin, dünyanin bir çok yöresinde “küresel kapitalizm” ya da “neoliberalizm” olarak adlandirdiklari olgu, yani dünyamizin IMF, Dünya Bankasi ve çokuluslu sirketler tarafindan yagmalanmasi, “terorizme karsi savas”la ve Irak’in yeniden sömürgelestirilmesiyle yakindan baglantilidir. Neden? Çünkü savas ve sömürgelestirme, yikici ve insanlik disi bir sistem olan emperyalizmin temel özellikleridir. Bu nedenle, savaslara son vermek için emperyalist sistemi yikmak gereklidir.

Isçi sinifi açisindan “terorizme karsi savas” temel burjuva demokratik haklarin ortadan kaldirilmasi ya da askiya alinmasi demektir. Bugün serbest dolasim ve siginma hakki ciddi bir sekilde kisitlanmistir ve devlet gözetimi gittikçe sikilasmaktadir. “Güvenlik” gerekçesiyle irkçilik ve Islam düsmanligi körüklenmektedir. Kriz derinlestikçe ifade ve örgütlenme özgürlügü de kisitlanacaktir.

Öte yandan “terorizme karsi savas”, bütün ezen uluslarin, en temel haklardan biri olan kendi kaderini tayin hakkini inkâr ettikleri halklara karsi askeri harekatlara girisebilmesi için yesil isik yakilmasi anlamina gelmektedir. Ispanyol devleti Bask partisi Batasuna’yi yasakladi. Ingiliz polisi Sinn Fein’in parlamento bürosuna baskin yapti ve kapisina kilit vurdu. Moskova Çeçenlere karsi baslattigi canice saldirilarini yogunlastirdi. Savas suçlusu Saron, Bati Seria’yi yeniden isgal etti ve simdi de Filistin Özerk Yönetimi’ni yok etmeye çalisiyor. ABD “terorizme karsi savas” adina “Kolombiya Plani”na para akitiyor ve gerici Uribe hükümetini destekliyor.

Bütün bunlar, Bush ve Blair’in mutlaka zafer kazanacagi anlamina gelmez. Onlara bu olanak verilmemelidir!

Bugün bütün dünyada kitlesel bir savas karsiti hareket gelisiyor. Eylül ve Ekim aylarinda Londra’da dörtyüzbin, Roma’da bir milyon insan yürüdü. Bu eylemler savasa karsi neler yapilabilecegine örnektir. Sinif bilinçli isçiler, göçmenler, Müslümanlar, kadinlar ve devrimci gençler yani milyonlarca insan “Savasa Hayir!” diyor.

Bu savasi, düzenin temellerini sarsacak, savas kiskirticilarini ve onlarin destekçilerini yenilgiye ugratacak yiginsal eylemlerle engelleyelim!

Bu mücadele, özellikle emperyalist merkezlerde verilmelidir.

Savas çikarsa, emperyalist isgalin topyekun yenilgisi ve Irak direnisinin zaferi için açik ve kararli tavir bir almaliyiz. Büyük güçlerin saldirisi karsisinda eski bir sömürgenin zaferi, Vietnam Savasi günlerinde oldugu gibi, enternasyonalist, antikapitalist ve isçi sinifi hareketinin mücadele slogani olmalidir: Yasasin Irak Direnisinin Zaferi!

Sendikalarin savasa karsi boykotlar, yiginsal grevler ve gösteriler gibi eylemler düzenlemelerini talep etmeliyiz. ABD ve Ingiltere’de görevimiz, Irak’a karsi emperyalist savasi, Bush ve Blair’in devrilmesine yol açacak derin bir politik ve toplumsal krize dönüstürmek olmalidir.

Labour Partinin, sosyalist ve komünist partilerin milletvekilleri tartismalara girmeli ve parlamentoyu savas kiskirticilarinin gerçek niyetlerinin ortaya çikarilacagi bir kürsü olarak kullanmalidirlar; savasa karsi oy kullanmakla yetinmemeli, gündelik parlamenter lafazanligi asarak isçileri ve gençleri aktif direnise çagirmalidirlar.

ABD’ye, Ingiltere’ye ve onlari pasif ya da aktif bir sekilde destekleyen bütün rejimlere karsi Arap ve Müslüman dünyasinda yükselecek kitlesel intifadalari destekliyor ve tüm ilerici güçleri bütün dünyada emperyalist güçlerin üslerine, egemenlik simgelerine ve büyük sirketlere karsi gösteri, yürüyüs ve dogrudan eylemlere çagiriyoruz.

Antikapitalist, antiemperyalist direnisi ve savasa karsi devrimci muhalefeti bu eylemler olusturacaktir. Reformist liderler, Afganistan savasinda emperyalist güçlerin yenilgisini istemenin Taliban diktatörlügünü desteklemek anlamina geldigini ileri sürmüslerdi. ABD ve Ingiltere’nin saldirilari karsisinda da Irak direnisini desteklemenin Saddam Hüseyin’i desteklemek anlamina gelecegi gerekçesiyle bize karsi çikacaklardir.

Kanli Saddam diktatörlügünü yikmak, ülkelerinin bagimsizligini savunmak, yalnizca Irak halkinin - Araplar ve Kürtler - hakkidir. ABD ve Ingiltere tarafindan sömürgelestirilmek tüm Irak halki için korkunç bir yikim olacaktir. Kurtulusa ancak isçi ve gençlerin sehirlerde ayaklanmasi ve Baas askeri askeri rejimi yerine isçi ve köylü sovyetlerine dayanan demokratik bir yönetimin kurulmasiyla ulasilabilir.

Avrupa isçi hareketinin resmi liderleri, emperyalist yagma savaslarini gizli açik destekleyerek isçi sinifina ihanet etmektedirler. Sosyal demokrasi, Ingiltere’de savas kiskirticiliginin en ön safinda yer alarak, 90 yillik ihanetini sürdürmektedir.

Almanya, Fransa, Ispanya ve Italya’da sosyal demokrat liderler, ülkelerinin egemen siniflarinin politikalarini izliyorlar. ABD’nin Irak’a karsi baslattigi Haçli Seferi’ne ilke olarak karsi çikmiyorlar. Yalnizca, savasin önce Birlesmis Milletler karariyla mesrulastirilmasini istiyorlar.

Sendika liderlerinin tutumu da daha iyi degildir. Emekçi yiginlar arasindaki güçlü savas karsiti duygular nedeniyle, ABD’nin tek yanlilik stratejisine karsi olduklarini ilan etmek zorunda kalmalarina ragmen, sosyal demokrat partilere, onlar kanaliyla Birlesmis Milletlere, dolayisiyla da emperyalistlere sariliyorlar.

Komünist adini tasiyan partilerin liderleri çok daha solda görünüyor. Muhalefettteyken savas karsiti gösterileri destekliyor, baris çagrilari yapiyorlar. Fakat, bunlar eylemlerle desteklenmeyen iyi niyetli sözlerden öteye geçmiyor. Hükümetlerde yer aldiklari zaman Sosyal Demokratlar kardesleri gibi davraniyorlar. Fransiz Komünist Partisi 1999’da Sirbistan’a, 2001’de de Afganistan’a saldiran savas hükümetinin ortagiydi. Ispanyol Komünist Partisi Batasuna’nin yasaklanmasina karsi oy kullanmaya cesaret edemedi.

Italyan Rifondazione Comunista bile, 1997’de Arnavutluk’taki ayaklanmanin bastirilmasi için asker gönderen “Zeytin Agaci” koalisyonunu destekledi. Bugün bu partilerin politikalarinin özü Birlesmis Milletler kararlarina saygi duymaktir. Bu partilerden hiçbiri, azgin bir süper gücün saldirisiyla karsi karsiya olan bir ulusu açikça ve dürüstçe savunmaya cesaret edemiyor.

Fakat savas yaklastikça bu partilerin ve onlara bagli olan sendikalarin binlerce üye ve eylemcisi, parti yöneticilerinin emperyalizm yanlisi tutumuna ve Birlesmis Milletler’e duyduklari güvene karsi çikmaya basliyorlar.

Biz onlari bu muhalefeti daha da güçlendirmeye, daha kararli ve tutarli olmaya, savas kiskirticisi yönetimleri partilerinden uzaklastirmaya, ya da kitle halinde bu partileri terketmeye çagiriyoruz. Savas kiskirticilarinin adini açikça koyup onlara karsi mücadeleye girisilmedikçe tutarli bir sekilde savasa karsi çikilamaz.

Saldirinin Birlesmis Milletler tarafindan mesrulastirilmasina karsi çikmakla yetinmemeli, Birlesmis Milletler silah denetçilerinin yeniden Irak’a gönderilmesine de karsi çikmaliyiz.

Israil’in ve özellikle de ABD’nin elinde ne zamandir çok miktarda bulunan caydirici silahlara Irak’in da sahip olma hakkini reddedemeyiz. Irak’in emperyalizme ve onun yaratigi olan Israil’e karsi kendini savunma hakkini taniyor ve destekliyoruz. Yüzbinlerce Irakli sivilin hayatina mal olan Birlesmis Milletler yaptirimlarinin derhal kaldirilmalisini talep ediyoruz.

Birlesmis Milletler onaylasin ya da onaylamasin, bu savas amaci yagma ve ulusal baski olan emperyalist bir savastir. Bu savasin çikmasi önlenmeli, önlenemezse emperyalistler yenilgiye ugratilmalidir. Bizim sloganimiz: “ABD ve BM: Irak’tan ellerinizi çekin!” olmalidir.

Bütün antikapitalist, antiemperyalist ve proleter güçlerin görevi, Bush’un “sonsuz savas”iyla ortaya çikan toplumsal ve politik krizi derinlestirmek, kapitalizmin yikilmasina yol açacak devrimci bir mücadeleye dönüstürmektir. Kalici baris ancak böyle saglanabilir!

Neoliberalizme, küresel kapitalizme ve emperyalist savasa karsi son yillarda yükselen uluslararasi protestolar, her seyden önce su gerçegi ortaya koymaktadir: Isçi sinifinin, gençligin ve kapitalizme son vererek sosyalist bir toplumu kurmak isteyen güçlerin, en yüksek düzeydeki uluslararasi örgütünü yaratma zamani gelmistir.

Artik bir “hareketler hareketi” olmakla yetinemeyiz. Bu, dünya çapinda, demokratik ama ayni zamanda merkezi bir örgüt, yani yeni bir enternasyonal gereklidir anlamina gelir. Ancak böyle bir enternasyonal, araç olarak dünya devrimini benimseyen ve amaci sosyalizm yeni bir strateji gelistirebilir.

Böyle bir isçi örgütünün yaratilmasina – ister merkeziyetçilige ya da örgütlenmeye ilke olarak karsi olmak adina, ister böyle bir enternasyonalin ancak ulusal kitle partilerinin birlesmesiyle olusacagi düsüncesiyle- karsi çikanlar ya da geciktirenler, küresel kapitalistlerin ve emperyalistlerin bizi bölünmüs ve daginik tutma çabalarina, biliçli ya da bilinçsiz bir sekilde yardim etmektedirler.

Bütün savas karsiti eylemlerde, emperyalizme ve savasa karsi en güçlü silahin, isçi sinifinin devrimci dünya partisinin, yeni bir enternasyonalin kurulmasi çagrisini tekrarliyalim!

Trotskist Fraksiyon ve Devrimci Komünist Enternasyonal Için Birlik, bu Enternasyonal’in program ve örgütlenme bakimindan Lenin’in Komünist Enternasyonal’inin ve Trotski’nin Dördüncü Enternasyonal’inin mirasini yasatip gelistirmesi gerektigine inaniyor.

Buna ragmen, bu görüsü, Irak’a karsi savasi önlemek için acil olarak ihtiyaç duydugumuz eylem birliginde yer alacak örgüt ve bireylere kosul olarak dayatmiyoruz.

Petrol Için Kan Dökmeye Hayir! ABD Imparatorlugunun Savasina Hayir!

Irak’tan Ellerinizi Çekin! Savas Hazirliklarina Son!

Terörle Mücadele Yasalari Kaldirilsin! Tutuklular ve Gözaltindakiler Serbest Birakilsin!

Bütün Emperyalist Güçler Bölgeden Çikarilsin! ABD ve Müttefiklerinin Yakin Dogu, Basra Körfezi, Hint Okyanusu, Güney ve Orta Asya’daki Üsleri Kapatilsin!

Irak’ta Emperyalizmin Ajani, Provokatörleri ve Kesif Kollari olan Birlesmis Milletler Silah Denetçilerini Istemiyoruz!

Irak’a Uygulanan Bütün Yaptirimlara Son! Ablukayi Derhal Kiralim!

Saron’un Filistin Halkina Yönelik Soykirimina Son! Yasasin Intifada’nin Zaferi!

“Terorizme Karsi Savas”a ne Tek Kurus, ne Tek Kisi! Savas Bütçelerine Oy Yok!

Kitle Gösterileri, Sokak ve Demiryolu Blokajlari, Askeri Tesisleri Isgal gibi Kitlesel Eylemlerle Savasi Durduralim!

Kapitalistlerin Neoliberal Tasarilarina Karsi Ekonomik Grevleri Yayginlastirip Savasa Karsi Kitlesel Siyasi Grevlere Dönüstürelim!

ABD ve Ingiltere Ordulari Yenilmeli! Yasasin Irak Direnisinin Zaferi!

“Terorizme Karsi Savas”i, Sömürücülere Karsi Savasa Dönüstür!

Kahrolsun Küresel Kapitalizm ve Emperyalizm!

Yeni bir Devrimci Isçi Enternasyonali!